Ayasofya'ya en son ne zaman gittiniz?
İsmail Acar T.C Kültür Bakanlığı Resim Sergisi
(Nisan 1999)

Ortaçağdan bu yana değişik kültürlerin sembol mekanlarından belki de en önemlisi Ayasofya...

Üzerinde yaşadığımız topraklar binlerce yıllık farklı medeniyet, din ve kültürün canlı tanığı... Constantinopolis'ten İstanbul'a, atalarımızdan çocuklarımıza bir kültür mirası...

Çağdaş Türkiye'nin sahip olduğu zengin gelenek ve değerlerinin sembollerinden biri olan Ayasofya'yı en son ne zaman ziyaret ettiğinizi hatırlıyor musunuz?

Constantinopolis'ten İstanbul'a binlerce yıldır farklı medeniyet, din ve kültürün tanığı olan

AYASOFYA


  • 6. yüzyılda inşa edildi.
  • Beş yıl, on ay, dört gün gibi dönemine göre oldukça kısa bir sürede tamamlandı ve 27 Aralık 537 tarihinde açıldı.
  • Kilisenin mimarları olan Tralles’li (Aydın) matematikçi Anthemius ve Miletos’lu (Milet) geometri bilgini İzidorus Batı Anadolu’lu mimarlardır.
  • Roma İmparatorluk mimarisinin dev ölçülerinin, doğunun göz alıcı ihtişamının, Hıristiyan mistisizmasının yarattığı ve dünya mimarlık tarihinin en büyük ve en önemli anıtlarından biri ve bugün bütünü ile ayakta duran eski mimarlık anıtlarının en başlarında gelmektedir.
  • Yüzölçümü 7570 metrekare, uzunluğu 100 metrenin üzerindedir.
  • 1453 yılından itibaren İslam aleminin bir numaralı camisi olarak kullanılmaya başlandı.
  • Günümüze kadar sapasağlam kalmasının sebeplerinden birisi beş yüzyıl camii olarak kullanılmasından dolayı itinalı bir bakım görmesidir.
  • Atatürk’ün emirleri ve Bakanlar Kurulu’nun 24 Kasım 1934 tarihli kararıyla müzeye dönüştürüldü.
  • 1935 yılında ziyarete açıldı.
  • 1998 yılında 171.606’ Türk 1.145.061 kişi ziyaret etti.
  • Proje Adı: Ayasofya’ya en son ne zaman gittiniz?
    Kurum ismi:
    T.C. Kültür Bakanlığı
    Halkla İlişkiler / İletişim Danışmanı:
    Plan Tanıtım
    Yapıldığı Dönem (Mart – Mayıs 1999 Sponsoru):
    Telsim
    Destek verenler: Karum Tekstil, Duran Ofset

    Kurumun Hedefi
    Ülkemizin en önemli sembol mekanlarından biri olan Ayasofya’yı ön plana çıkararak, kültürel varlığımıza ve mirasımıza sahip çıkma bilinci konusunda kamuoyunun ilgi ve desteğinin sağlanması Ayasofya’yı da kapsayan ve devam etmekte olan restorasyon çalışmalarına maddi ve manevi destek sağlanması.
    Bu hedefe ulaşmak için yaratılacak projede Ayasofya konusunda 10 yılı aşkın süredir çalışmakta olan ressam İsmail Acar ile işbirliği yapılması

    Proje Amacı
    Ayasofya’nın müze ve ibadet alanı konumunu Ressam İsmail Acar’ın sergisi aracılığıyla farklılaştırarak, başta toplumu etkileme ve yönlendirme gücü olan sanat çevreleri ile basın mensupları olmak olmak üzere geniş kitlelerin tekrar bu muhteşem yapıyı ziyaret etmek için Ayasofya’ya gelmelerini sağlamak.

    Hedef Kitlesi
    İş dünyası
    Sanat çevreleri
    Basın İş dünyası, sanat çevreleri ve basın yolu ile kamuoyu

    Proje Nasıl Oluşturuldu?
    Kültür Bakanı Müsteşarı Prof. Dr. Tekin Aybaş’ın Bakanlığın hedefini ve projeden beklentilerini anlattığı toplantıdan İstanbul’a döner dönmez ilk işimiz yakın çevremizdeki herkese Ayasofya hakkında ne bildiklerini sormak oldu. Genel olarak Ayasofya’yı tanıyorduk ama çoğumuz okul yıllarından beri yabancı misafirlerimizi gezdirmenin dışında pek de Ayasofya’nın kapısından içeri girmemiştik. Bu bize, doğru bir iletişim planı oluşturabilmek için herşeyden önce Ayasofya hakkındaki bilgilerimizi tazelememiz ve yenilememiz gerektiğini hissettirdi.

    Sahi bizler bu projeye dahil olmadan önce en son ne zaman Ayasofya’ya, Topkapı’ya ya da Sultanahmet’e gitmiştik acaba?

    Bilgilenme aşamasına Ayasofya ile ilgili kaynaklardan, “İsmail Acar kimdir?”, “Neden Ayasofya?” sorularıyla bunalttığımız İsmail Acar’dan ve Semavi Eyice’den başladık. İşin içine böylece daldığımızda Ayasofya’yı ülke olarak da, bireyler olarak da nasıl yalnız bırakmış olduğumuzu gördük. Bu bize bir projenin uygulayıcılarının taşıdığı sorumluluğun ötesinde bu mirasın varisleri bireyler olarak da sorumluluk yükledi.

    Daha sonra projede yer alan tarafların hangi özelliklerinden ne şekilde yararlanabileceğimizi görmek üzere elimizdeki verileri değerlendirme aşamasına geçtik. Proje sahibi Kültür Bakanlığı, Ayasofya ve Ressam İsmail Acar projenin ana unsurlarıydı. Destek sağlayan Telsim ve Karum Tekstil, ulaşmaya çalıştığımız kamuoyu ve onlara ulaşmak için öncelikle etkilemek zorunda olduğumuz toplum liderleri ve basın bu projenin başarısında rol oynayacak diğer tarafları oluşturmaktaydı.

    Kültür Bakanlığı


    Kültür Bakanı İstemihan Talay ve Müsteşar Prof. Dr. Tekin Aybaş nezdinde;



  • Kamuoyunda doğru ve yaygın bir izlenim oluşturmayı hedefleyen
  • Ülkemizde görmeye alıştığımız politik yaklaşımların aksine paylaşıma açık, vizyon sahibi
  • İmkan sunan ve destekleyen
  • Uzmanlara ve profesyonellere güvenmeyi ve teslim olmayı seçen
  • Projeyi ve projenin hedeflerini ön plana çıkarmaya yönelik bir tutum ve anlayış
  • Ayasofya

  • Ortaçağdan bu yana değişik kültürlerin, ülkemizin ve özellikle İstanbul’un sembol mekanlarından biri
  • Bizanslılar devrinde kilise, İstanbul’un fethinden sonra cami, 1934’den itibaren de Atatürk’ün talimatı ve Bakanlar Kurulu kararıyla müze olarak hizmet veren; kültürel, mimari, tarihi, sosyolojik açılardan önemli özelliklere sahip; bir anlamda Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyetin bileşkesi olarak nitelendirilen; salt bir yapı olmanın ötesinde 1460 yıllık bir tarihi tanıklığın adeta yaşayan simgesi
  • UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası” olarak ilan edilmiş bir yapı
  • Her yıl önemli bir bölümünü turistlerin oluşturduğu yaklaşık 1 milyon kişi tarafından ziyaret edilen bir mekan
  • İsmail Acar
    Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü birincilikle bitirmiş, Devlet Protokolü dış gezilerinde elliye yakın eseri kullanılmış, yurtiçinde ve dışında pekçok karma sergiye katılmış, Türkiye’nin çeşitli illerinde, tüm Avrupa ülkelerinde, Amerika, Japonya ve Bahreyn’de toplam 20 kişisel sergi açmış genç bir yetenek.
    Geleneksel boyma teknikleriyle birlikte bilgisayar dahil tüm çağdaş ve teknik malzemeleri kullanan, uslubunu “geleneksel sanat” çerçevesinde oluşturan ve geçmişin sadece tüketilen bir değer olmadığına, her detayından yeni parantezler açılacağına inanan bir sanatçı
    Ayasofya’nın duvar, tavan ve diğer yerlerde eksik kalmış ya da zamanla aşınmış resim, gravür ve mozaiklerininin gerçek görünümlerinin ne olabileceğini kendi tarih bilgisi ve yorumlarıyla tamamlayarak tuvale aktaran İsmail Acar’ın 10 seneyi aşan uğraşısının sonucunda ortaya çıkan 200’ün üstünde eser

    Değerlendirme çalışmasının önemli bir süresini karşılaşabileceğimiz sorunlar ve bunların projeyi ne ölçüde etkileyebileceği varsayımlarına ayırdık. Her halkla ilişkiler çalışması için büyük önem taşıyan risk değerlendirmesi bu sefer bize her zamankinden daha fazla paranoya yaşattı. Çünkü bir projenin uygulayıcısı olmanın ötesinde Ayasofya’yı geniş kitlelere hatırlatmayı görev edinmiş ve başarısızlık şansı olmayan vatandaşlar olduğumuzu düşünmeye başlamıştık. Yapılabilecek en ufak bir hatanın bedelini yalnızca Bakanlık veya İsmail Acar ödemeyecekti, böyle bir bedeli Ayasofya’nın ödemek zorunda kalabileceği riski bizleri daha da dikkatli olmaya zorladı.

    Dengeler
    Proje sahibi konumunda olan Kültür Bakanlığı ve Bakanı, hassas bir ulusal ve uluslararası konuma sahip olan Ayasofya, 200’e yakın eserini sergileyen Ressam İsmail Acar, projeye destek vermekte olan Telsim ve Karum Tekstil arasında kurulacak dengede oluşabilecek sorunların yol açacağı riskler

    Tarafları değerlendirirken geldiğimiz bu nokta oldukça ilginçti. Bu projeye dahil olan taraflar arasındaki denge projenin en önemli gücü, silahı ve avantajıydı. Ama aynı dengede bir sorun yaşanması -hele ki bu sorunun medyaya yansıması- durumunda bu silah geri tepebilir ve bir dezavantaj haline gelebilirdi. Bu hassas dengenin özellikle basına ve basın yoluyla kamuoyuna iyi aktarılması gerekiyordu.

    Projenin oluşturulmasından sonuçlandırılmasına kadar her aşamada bu dengeleri tutmak, Sezar’ın hakkını Sezar’a vermeye çalışmak, ana prensibimiz oldu.

    Tepkiler
    Ayasofya gibi bir ibadet merkezinin sergi alanı olarak kullanılması konusunda doğabilecek tepkiler

    Tarihi boyunca Hristiyanların ve Müslümanların ibadet mekanı olan Ayasofya her ne kadar işlevini bugün müze olarak sürdürüyor olsa da; ilk defa bir sergi alanı olarak kullanılması ve ileriki dönemlerde meydana gelebilecek kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımın Ayasofya’ya zarar verebileceği konusunda birtakım tepkiler oluşabileceği, hatta daha ötesinde bu tepkilerin provokatif amaç güdebileceği riski bize bir kez daha dengelerin ve projeyi aktarım dilinin ne kadar önemli olduğu noktasına getirdi.

    Bu nedenle eğlence anlayışını çağrıştıran müzik, gösterim ve abartılı dekorasyon gibi unsurları kullanmadık. Ayasofya’ya zarar vermemek mekanın kendine has sessizliğini bozmamak için ses düzeni kullanmadık. İkramı çok ölçülü tuttuk (özgün giysili bayan elemanlar tarafından lokum ve şerbet ikramı vb.) ve tabii ki içki servisi yapmadık.

    İlgisizlik
    Yakın çevremizden başlayarak derinleştirdiğimiz bilgi ve tepki toplama aşamasında farkettiğimiz ilgisizlik; Ayasofya’nın (hatta Ayasofya gibi birçok değerimizin) unutulmuşluğu; bu projenin başarısında önem taşıyan medya desteğinin de aynı şekilde davranabilecek olması gibi riskler

    Bunu aşabilmek için kullanacağımız dil ve görselin hem Ayasofya hakkında bilgilerimizi tazelemesine, mevcut durumunu tasvir etmesine, hem de biraz kışkırtıcı olmasına, henüz sergi açılmadan hedef kitlede ilgi ve merak uyandırmasına karar verdik.

    Böylelikle elimizdeki değerlerin güçlü yanlarını ortaya çıkaran, dengeli ve olası risklere proaktif cevap oluşturabilecek slogan ve mesajların belirlenmesi aşamasına gelindi.

  • Hedef kitlede merak ve ilgi çekecek; Ayasofya’nın tekrar ziyaret edilmesi dürtüsünü uyandıracak; taraflar arası dengede hiçbir tarafı fazla öne çıkarmayacak; herhangi bir tarafın da hakkının yenmesine yol açmayacak bu slogan arayışının sonucunda, slogan ve davet konsepti “Ayasofya’ya en son ne zaman gittiniz?” olarak belirlendi.

  • Slogan davetiyede ve diğer baskılı malzemelerde (sergi kataloğu, basın bildirileri, panolar vb.) metin ile desteklendi.
  • “Ortaçağdan bu yana değişik kültürlerin sembol mekanlarından belki de en önemlisi Ayasofya…

    Üzerinde yaşadığımız topraklar binlerce yıllık farklı medeniyet, din ve kültürün canlı tanığı… Constantinopolis’ten İstanbul’a, atalarımızdan çocuklarımıza bir kültür mirası…

    Çağdaş Türkiye’nin sahip olduğu zengin gelenek ve değerlerin sembollerinden biri olan Ayasofya’yı en son ne zaman ziyaret ettiğinizi hatırlıyor musunuz?”

  • Taraflar arası dengenin aktarımında oluşabilecek riskler açısından tüm yazılı materyellerde “Sanatçı-Devlet-Özel Sektör İşbirliği” mesajı vurgulandı. Osmanlı’nın 700. Yılının kutlanıyor olması sebebiyle proje de bu çerçevede ele alındı.
  • İsmail Acar’ın eserlerinde kullandığı teknik ve yaklaşım nedeniyle serginin adı “Ayasofya ve Sanal İzdüşümler” olarak belirlendi.
  • Kültür Bakanlığı’nın kurmayı planladığı “Türkiye Kültür Miraslarını Koruma ve Tanıtma Vakfı” ile bu proje arasında bir sinerji yaratılması amacıyla Vakfın kuruluşunun sergi aracılığı ile duyurulmasına karar verildi.

    Uygulama Planı
    Ayasofya Müzesi’nde Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın Basın Toplantısı (23 Mart 1999)

    Açılış organizasyonun karmaşasında -kim geldi, ne giymişti haberlerinin arasında- asıl mesajların havada kalmasını önlemek ve kamuoyunda merak uyandırmak amacıyla, Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın projenin ve kurumunun hedefleri hakkında bilgi verdiği basın toplantısı sergi açılışından yaklaşık iki hafta önce Ayasofya Müzesi’nde düzenlendi.

    Basın konuya büyük ilgi gösterdi ve sergi açılışına kadarki bu iki haftalık dönemde önemli bir “coverage” sağlandı, röportaj talepleri cevaplandırıldı.

    Ayasofya ve Sanal İzdüşümler Resim Sergisi’nin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın ev sahipliğinde resmi açılış töreni
    (11 Nisan 1999)

    Açılış daveti esnasında Ayasofya yerli ve yabancı ziyaretçilere kapatılmadı. Açılış Töreni’ne gösterilen ilgi, gelen davetlilerin niteliği, kamuoyu ve basının açılış öncesinde ve sonrasında verdiği olumlu tepkiler, iyi planlandığı ve doğru anlatıldığı takdirde yıllardan beri pek çok konuda arkasına sığındığımız “ilgisizlik” gibi bir bahanenin geçerli olmadığını gösterdi bizlere.

    Sergi
    11 Nisan – 11 Mayıs 1999

    Bu bir ay boyunca açılışa katılamamış davetlilerin sergiyi ziyaret etmeleri, sergiyi gezmek için ne yapmaları gerektiğini bizlere telefonla soran İstanbul dışında yaşayan vatandaşların yoğunluğu, basın mensuplarının devam eden ilgisi ve özellikle de yabancı turistlerin tepkileri dikkat çekici oldu.

    Kapanış seremonisi dolayısıyla Ayasofya Müzesi’nde Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın Basın Toplantısı (11 Mayıs 1999)

    Serginin açılışında olduğu gibi bu sefer, sergiyi değerlendirmek ve bundan sonraki adımları aktarmak üzere kapanışta da İstemihan Talay’ın katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi.

    Bu toplantıda;

  • Kültür Bakanı İstemihan Talay emeği geçenlere teşekkür plaketi sundu
  • Sponsorların sağlamış olduğu maddi destekler Ayasofya’nın bahçe ışıklandırılması ve giriş kontuarının yenilenmesinde kullanılmak üzere Müze’ye teslim edildi
  • İsmail Acar “Deesis Mozaik” adlı eserini Kültür Bakanlığı’na hediye etti, Kültür Bakanlığı da hediye edilen eseri Ayasofya Müzesi’ne teslim etti.

    Karşılaşılan Problemler
    Proje oluşturulurken serginin yine Kültür Bakanlığı’nın desteği ile Osmanlı’nın 700. Yılı Kutlamaları kapsamında yurtdışına açılması planlanmıştı. Ancak günün koşullarındaki ekonomik ve politik değişiklikler nedeniyle bu gerçekleştirilemedi.
    Bir gazetede sergiyi pozitif aktaran haber ve köşe yazılarının yanı sıra Ressam İsmail Acar’ın sanatçılığına eleştiri getiren bir yazı yayınlandı.
  • Değerlendirme Kriterleri

    Katılım
  • Davete katılım niteliksel ve niceliksel olarak beklenen seviyenin üzerinde oldu. (sanat, iş ve basın çevrelerinin yoğun olduğu yaklaşık 1500 kişi)
  • Sergi boyunca 5000 öğrencinin öğretmenleri ile sergiyi ve müzeyi ziyaret etmeleri
  • Sergiyi gezmek ve Ayasofya’yı görmek üzere Erzurum, Van ve Bartın’dan gelen sanatseverler
  • Sergi boyunca daha önceki dönemlere nazaran ziyaretçi sayısındaki istatiksel artış oranı
  • Çevre otellerin turist müşterileri için sergiye özel turlar düzenlemeleri
  • Basın
    Coverage
    Katılım
    Köşe yazıları
    Özel röportaj talepleri

    Mesajlar
    Sergi gezildikten sonra ulaşan tebrik mesajları