Kum saati
Kum saatinin ne olduğunu bilirsiniz. Hemen hayalinize o basit alet ve devinim gelmiştir. Kum saatini sürekli hareket içinde tutmak için onu ters yüz etmek gerekir. Kum müthiş bir armoni içinde üst boyuttan alt boyuta doğru hareket eder ve yerleşir. Ters yüz edince bu kez alt boyut üst boyut haline gelir. Hareketlenme yeniden başlar.
Bilgisayarlarımızda bile yazdığımızı kaydetmek, bir programı açmak ya da kapamak için karşımıza hemen bir kum saati sembolü çıkıveriyor. İşlemin bitmesini beklememiz gerektiğini, işlemin yürürlükte olduğunu gösteriyor kum saati.
Kum saatinin ne olduğunu biliyoruz da, içindeki kum tanesi biliyor mu acaba?
Kum saatinin bütününe baktığımız zaman onun sebep-sonuç ilişkisini ve fonksiyonunu hemen anlayabiliyoruz. Kumun tümü hareket ettiğinden onunla da ilgili bir fikrimiz var. Ama tek bir kum taneceğini düşünecek olursak iş biraz karışmıyor mu?
Tek bir kum taneciği tek bir insancığa benziyor. Yani sana, bana, ona.
Biz insanlar dediğimiz zaman hadiseyi anlamak biraz daha kolaylaşıyor. İşte, kumun hareketi belli zaten. Doğuyor, büyüyor, yaşıyor ve ölüyoruz.
Kum saati de yaşamı temsil ediyor sanki. Ahenkli bir devinim ile bir noktadan öbür noktaya hareketleniyoruz.
Ama tek bir kum tanesi? Yani tek bir insan?
Eninde sonunda diğer tüm kum taneleri (diğer tüm insanlar) ile birlikte aynı yöne gidiyoruz.
Tek bir insan olarak bunu unutup, kendi gel-gitlerimizle öylesine uğraşıyoruz, kendimize, bize ne olduğuna ve ne olacağına öylesine odaklanıyoruz ki… Tüm diğer kum taneleri ile birlikte geldiğimiz ve gideceğimiz yeri unutuveriyoruz.
Acaba sağdan mı düşüp, diğerlerinin arasına karışsam, yoksa ilk ben mi düşsem? Yok yok, en iyisi önce onlar gitsinler, ben onların üzerine yan gelip yatsam? Kum tanesi böyle garip düşünceler içine girip akışının keyfini bozuyor mu acaba?
Yoksa bilebildiğimiz en mükemmel yaratık olan “insan”ı bir kum taneciği kadar basitleştirerek hata mı yapıyorum?
Bir kum saati düşünün.
Biçimi sonsuzluk sembolü gibidir. Formu DNA’nın çift sarmalını anımsatır. İki bölümlülüğü, kutupsallığı temsil eder. Bir tarafı maddesel, diğer tarafı cisimsizdir. Bir tarafı eril, diğer tarafı dişidir. Sıcak ve soğuk, pozitif ve negatif ve öteki ikilikler.
Kum bir akım içinde yol alır, bu akım omurganızdan yukarı çıkan enerji yoluyla aynıdır, yaşam yoluyla aynı akımdır.
Bu kumun devinimine biz Tao deriz. Bilinçlerimiz kum saatiyle temsil edilen çeşitli durumlar arasında gidip gelir. Bir kum akıntısını tutmak kadar zordur onu tutmak. Bu nedenle şeyleri çok küçük parçalara ayırarak incelemek aptallıktır. Madde üzerinde odaklanmak akılsızlıktır. Devinimi anlamak bilgeliktir.
“Yaşam bir kum saatidir.
Bilinç kumdur.”
(365 Günün Taosu, Deng Ming-Dao, Dharma Yayınları, Sayfa 350, Tel: 212 / 512 81 21, Faks: 212 / 512 50 21)
İpet Altınay
|