Sorumluluk sahibi insanlar için öneriler

Bu topraklarda yaşayan bizler, havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez, pek sorumluluk almaya ve bu sorumluluğu fevkinde yürütmeye yönelik yapılar içinde değiliz genellikle.
Ama buna rağmen hepimizin omuzlarına ağır gelen bir yığın sorumluluğu var. Ya da başka bir deyişle, gerçek sorumluluk sahibi olabilecek insanlar çok fazla olmadığından, sorumluluk gerektiren pek çok noktaya “öyle” ya da “böyle” nitelikli insanları koymak zorunda kalabiliyoruz.
Neticede sorumluluk sahibi olan biz ya da sorumluluk sahibi birinin altında yaşayan / çalışan biz, hem kendimizden, hem diğerlerinden, hem de hayat akışından şikayet edip duruyoruz.
Bana kalırsa mesele, “sorumluluk” ile kendimizin, birbirinden farklı noktalarda olduğunu sanmamız. Sorumluluk hayatın ya da bir başkasının bize atıp kaçtığı bir şey değildir. Sorumluluklarımızı biz seçeriz. Yine bir başka deyişle, üstümüze aldığımız (ya da verilmiş olan) bir sorumluluk bizi bizden daha farklı bir kişilik yapmaz.
Sorumluluklarla ya da sorumluluk sahibi insanlarla savaşmaya kalkışmadan ve kendimizden uzaklaşmadan önce “Sorumluluk Sahibi İnsanlar İçin Öneriler” adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim.

  • Kendine güven başkalarına empoze edilebilecek bir nitelik değildir. Ancak onlara kendinizi örnek göstermek suretiyle bir katkıda bulunabilirsiniz.
  • Başkalarına yardım etmeye veya dünyayı değiştirmeye yönelik çaba harcamaya başlamadan önce üç şeye sahip olmalıyız; bilgi, tecrübe ve kudret.
  • Ego, sizi durmadan geçmiş hatalarınıza bahane bulma yolunda çaba harcamaya sevk eder. Böyle bir durumda acı gerçeği aldatıcı bir memnuniyete tercih etmek size kalmıştır.
  • Evrenin düzeniyle uyum içinde olmayı, onunla birlikte çalışmayı ve kendinizi ona karşı çıkmaya zorlamamayı arzu ediyorsanız, egonuzu ona zorla empoze etmekten vazgeçmelisiniz.
  • Bir kişi yetkilerini kullanırken egosunu destekliyor ama emrindeki insanların haklarını görmezden geliyorsa, o kişi yetkilerini kötüye kullanmış demektir.
  • Bir ego diğer bir egoyla karşı karşıya geldiğinde doğru olana boyun eğip birbirlerine yol vermezlerse her ikisi de ıstırap çekmek zorunda kalacaklardır.
  • İnsanlara yönelik yapıcı eleştirilerimizde sözlerimizin bir aşağılama ve azarlanma tarzında anlaşılmaması için, sarf ettiğimiz sözleri büyük bir yardımseverlikle ve adeta bir öneride bulunuluyormuş gibi özenle seçmeliyiz.
  • Dost olsun, düşman olsun sizi eleştiren birine minnettarlık duyunuz. Çünkü eleştirisi doğru olduğu takdirde, size gerçek hizmet yapmaktadır. Uzun zamandır ihmal ettiğiniz, kendiniz ve başkaları için olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir zaafınıza dikkatinizi çekmek isteyebilir. Sözleri buna bir çare bulmanız doğrultusunda sizi harekete geçirebilir.
  • Sağduyu, akıl ve tecrübeler bizi bazı konularda “Hayır!” demeye zorunlu kılıyorsa ve biz tüm bunlara rağmen “Hayır!” diyemiyorsak, bu vicdana aykırı hareket etmek olur.
  • İnsanların güdülerini değerlendirip karakterlerini tetkik etmemiz gerekiyorsa bunu sadece onları anlamak için yapınız, onları yargılamak için değil. Bunu kişisel zaafları hakkında dedikodu yapmak için kullanmayınız.
  • Aşılması çok güç gibi gözüken problemlerin üzerine cesaret ve pozitiflikle gittiğiniz takdirde çözümlenmeyecek güçlük olmadığını göreceksiniz. Bu davranış zaman içinde kaybettiğiniz neşe ve ümidin aslında her zaman varolduğunu ve etrafınızda sürekli olarak dönüp durduğunu anlamanızı sağlayacaktır.
  • Çevrenizin, hatta işinizin bile büyük ölçüde kişiliğinizin ve o kişiliği oluşturan düşüncelerinizin bir yansıması olduğunu keşfedeceksiniz.
  • Derin sükûnetten bazı değerli nitelikler doğar; felaketle karşılaştığınız zaman cesaret, savaşmak gerektiği zaman kuvvet, problem çıktığı zaman bilgece idrak ve sağduyu.
  • Beklenmedik ve tatsız bir olayın kendinizi kaybetmenize sebep olacak derecede sizi şaşırtması şu kuralı size unutturmamalıdır: Her düşüşün bir çıkışı vardır.
  • Yüksek benliğinizin hüküm ve yönlendirmelerine göre hareket edebilirseniz, kaba taraflarınızla başa çıkabilme şansınız çok artacaktır.

(Sorumluluk Sahibi İnsanlar İçin Öneriler, Paul Brunton, Ege Meta Yayınları, 232 / 421 44 49)


İpet Altınay